Unique" />
Aynaya baktığınızda gözünüze ilk çarpan şey cildinizin doğal
ışıltısı mı, yoksa yanaklarınızın üzerine, alnınıza veya bıyık bölgenize
yerleşmiş o inatçı kahverengi gölgeler mi? Sabahları evden çıkmadan önce
kapatıcı sürmeden kendinizi "çıplak" ve güvensiz hissediyor musunuz?
Eğer cevabınız evet ise, dünyada milyonlarca kadının ortak derdi olan
"hiperpigmentasyon" yani cilt lekeleriyle mücadele ediyorsunuz
demektir.
Lekeler, sadece estetik bir kusur değil, çoğu zaman kişiyi
olduğundan daha yaşlı ve yorgun gösteren bir cilt problemidir. Kırışıklıklar
yaşanmışlığın izleriyse, lekeler genellikle cildin güneşle olan hasarlı
ilişkisinin ve hormonal fırtınaların bir sonucudur. "Leke kaderdir,
geçmez" inanışı artık tarihe karıştı. Gelişen lazer teknolojileri ve yeni
nesil peeling sistemleri sayesinde, yıllardır cildinize yapışıp kalmış o
gölgeleri silmek ve porselen berraklığında bir cilde kavuşmak artık mümkün.
Ancak leke tedavisi, dermatolojinin satranç oyunu gibidir; doğru hamleyi, doğru
zamanda yapmak gerekir.
Lekeyi anlamak için önce cildimizin rengini veren
"melanin" pigmentini tanımalıyız. Cildimizin alt tabakasında bulunan
melanosit hücreleri, aslında bizim dostumuzdur. Güneşe çıktığımızda, UV
ışınlarının DNA'mıza zarar vermesini engellemek için melanositler tıpkı bir
şemsiye açar gibi melanin üretirler. Bronzlaşmak dediğimiz şey, aslında cildin
kendini koruma çabasıdır.
Ancak yıllar süren korumasız güneşlenme, hamilelik
hormonları, doğum kontrol hapları veya genetik yatkınlık gibi faktörler devreye
girdiğinde, bu melanosit hücreleri "kafayı karıştırır." Artık güneşe
çıkmasanız bile, sanki tehlike varmış gibi aşırı melanin üretmeye devam ederler
ve bu pigmentleri belirli noktalarda kümeleyerek biriktirirler. İşte aynada
gördüğünüz o kahverengi lekeler, bu pigment kümeleridir.
Her leke aynı değildir ve tedavisi de tek tip olamaz.
Başarılı bir tedavinin ilk adımı doğru tanıdır.
Modern tıpta leke tedavisinde en güçlü silahlarımız
lazerlerdir. Lazer ışığı, cildin üst yüzeyini yakmadan, doğrudan derinin
altındaki o koyu renkli pigmenti (melanini) hedefler.
1. Thulium Lazer (Baby Face): Son yılların en popüler
teknolojisidir. 1927 nm dalga boyuna sahip bu lazer, ciltte gözle görülmeyen
binlerce mikroskobik kanal açar. Bu kanallar sayesinde hem pigmenti parçalar
hem de cildin rengini açan özel serumların (C vitamini, Resveratrol, Traneksamik
asit) deri altına emilmesini sağlar. Adının "Baby Face" olmasının
sebebi, lekeyi açarken aynı zamanda cilde bebeksi bir parlaklık ve doku
kalitesi kazandırmasıdır. İyileşme süresi çok kısadır, sadece 1-2 gün hafif
kızarıklık olur.
2. Q-Switch Lazerler: Özellikle sınırları belirgin
güneş lekelerinde ve derin yerleşimli pigmentasyonlarda kullanılır. Bu lazer,
pigment kümesine çok güçlü ve kısa atışlar yapar. Pigmenti adeta bir balyozun
kayayı parçalaması gibi un ufak eder. Vücudun çöpçü hücreleri (makrofajlar) bu
parçalanmış pigment tozlarını temizler ve leke silinir.
3. BBL / IPL (Işık Tedavileri): Leke tedavisinin
yanında cildinde kılcal damar çatlamaları ve genel kızarıklık olan hastalar
için idealdir. Geniş spektrumlu ışık ile cildin tonunu eşitler ve
"foto-yaşlanma" belirtilerini geri çevirir.
Lazerlerin yanı sıra, kimyasal veya enzimatik peelingler de
leke tedavisinin vazgeçilmezidir. Buradaki amaç, lekeli olan üst deri
tabakasını kontrollü bir şekilde soyarak alttan lekesiz, taze derinin gelmesini
sağlamaktır.
1. Enzimatik Peeling (Cosmelan / Dermamelan): Dünyada
melazma tedavisinde "altın standart" olarak kabul edilen yöntemdir.
Bu işlem tek seanslık bir protokoldür. Klinikte doktorunuz tarafından yüzünüze
yoğun bir maske (fıstık ezmesi renginde) sürülür. Bu maskeyle evinize
gidersiniz ve doktorunuzun belirlediği süre (8-10 saat) kadar yüzünüzde kalır.
Maskeyi yıkadıktan sonra, cildinizde 1 hafta süren bir soyulma süreci başlar.
Bu sistemin farkı, sadece var olan lekeyi soymakla kalmaz; aynı zamanda melanin
üreten enzimi (tirozinaz) baskılayarak yeni leke oluşumunu da engeller. Başarı
oranı %90-95 civarındadır.
2. Kimyasal Peelingler: Glikolik asit, Laktik asit
veya TCA (Trikloroasetik asit) gibi solüsyonlarla yapılan, daha yüzeysel soyma
işlemleridir. Güneş lekelerinde ve sivilce izlerinde etkilidir. Genellikle 2-3
hafta arayla 4-6 seans uygulanır. Lazerler kadar derin bir etki yaratmasa da
cildi tazeler ve parlatır.
"Leke tedavisine ne zaman başlamalıyım?" sorusunun
tek bir cevabı vardır: Şimdi. Yani kış ayları. Ekim ayından Nisan ayına
kadar olan, güneşin etkisinin en az olduğu dönem, leke tedavisi için
"güvenli aralık"tır. Lazer veya peeling ile incelmiş, savunmasız
kalmış cildi yaz güneşine maruz bırakmak, lekenin daha koyu bir şekilde geri
dönmesine (rebound etki) neden olabilir. Bu yüzden kış aylarını bir fırsat
olarak görmeli ve yaza pürüzsüz girmek için tedavinizi ertelememelisiniz.
Klinikte yapılan işlem, başarının %50'sidir. Geri kalan %50,
hastanın evde ne yaptığına bağlıdır. Leke tedavisi gören bir hasta için güneş
kremi, bir kozmetik değil, bir ilaçtır.
Hastalarımıza karşı her zaman dürüst olmalıyız. Güneş
lekeleri (Solar Lentigo) tedavi edildikten sonra, eğer iyi korunursanız
genellikle geri gelmez. Ancak hormonal bir hastalık olan Melazma
kroniktir. Tedavi ile tamamen silinebilir, yüzünüz tertemiz olur; ancak
korumayı bırakırsanız veya yoğun bir hormon değişimi yaşarsanız tekrar
"merhaba" diyebilir. Bu yüzden melazma hastaları için tedavi bir
varış noktası değil, ömür boyu süren bir bakım rutini ve baskılama sürecidir.
Lekesiz bir cilt, bir gecede gerçekleşen bir mucize değil;
doğru planlanmış bir sürecin ödülüdür. İnternetten aldığınız rastgele kremlerle
vakit ve para kaybetmek yerine, lekenizin tipine uygun profesyonel bir tedavi
planıyla sonuca çok daha hızlı ulaşabilirsiniz.
Leke, cildinizin hafızasıdır; geçmişte yaptığınız güneş
hatalarını size hatırlatır. Ancak teknoloji sayesinde bu hafızayı silmek ve
cildinize temiz bir sayfa açmak mümkün. Yeter ki güneşle aranıza mesafe koymaya
ve düzenli bakıma söz verin.
Lekenizin derinliÄŸini analiz etmek, "Lazer mi,
Cosmelan mı?" sorusuna yanıt bulmak ve kış sezonunu değerlendirmek için
kliniğimizden ücretsiz leke analizi randevusu alabilirsiniz.
Sihirli Dokunuşlar İçin...